POSTMODERN FELSEFE NEDİR ?

Postmodern Felsefe

En genel anlamda, “Aydınlanma Tasarısı”nın temelini oluşturan nesnel bilginin us yoluyla edinilebilir olduğuna duyulan güvenin kökten yıkılmasıyla birlikte, “temeldencilik”, “özcülük”, “gerçekçilik”, “ussallik”, “özne”, “ben” gibi modern felsefenin en temel tasarımlarının sorunsallaştırılarak ele alındığı felsefe çerçevesi, konumu ya da duyusu.

Felsefede postmodern yönelimli düşünürlerin evrensel, tümel, nesnel, ussal bir doğruluğun varlığına yönelik derin bir kuşku duydukları, bu kuşkuları doğrultusunda da özellikle değişik dil ve deyiş stratejileri aracılığıyla Batı felsefesi dilinin keskin kavram karşılıkları üstüne bina edilmiş ikilikleri yıkmayı amaçladıkları, hep “dilin yaşamsallığı” ile “yaşamın dilselliği” düşüncesini öne çıkardıkları gözlenmektedir. Düşünceleriyle postmodern felsefenin oluşumuna katkıda bulunan düşünürlerin en önde gelenleri olarak, Nietzsche, Heidegger, Wittgenstein, Foucault, Levinas, Derrida, Lyotard, Baudrillard, Rorty, lngaray, Kristeva, Cixous adları sayılabilir.

Görüngübilim, varoluşçuluk, Marxçılık gibi düşünce okullarının tersine postmodern felsefenin temel bir savunusu olmadığı gibi belli uslamlamalarla özetlenebilecek genel bir öğretisi de yoktur. Bu nedenle postmodern felsefe denince daha çok II. Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan, Marxçılık, yapısalcılık, varoluşçuluk, post-yapısalcılık, yapısökümcülük gibi bir dizi felsefe akımından çeşitli biçimlerde etkilenmiş pek çok Fransız felsefecinin değişik bakımlardan belli yaklaşımlara karşı çıkmalarını anlatan ortak bir felsefe düzlemi anlaşılmalıdır. Bu anlamda postmodern felsefe kendi içinde alabildiğine değişik felsefe eğilimlerinin biraraya geldiği, birbirinden son derece farklı konumların ya da tutumların savunulduğu kendi içinde bütünlüğü olmayan ayrışık bir felsefe bağlamına göndermede bulunmaktadır.

(daha fazla…)

Ocak 20, 2009 at 3:56 pm Yorum yapın

KİŞİSELCİLİK

Mounier Personalizminin Doğuşu:

Mounier, fert (individu) ve şahıs ( personne) sözcüklerinin anlamlarını farklı bir şekilde kullanmaktadır. Şahıs, kendisini ön plana çıkartmayıp, başkasına uyabilen bir varlık olarak tarif eidlirken, fert bencilce ve güvence isteyen, kendi üstüne kapanan, başkasından ayrılan ve başkasına karşı koyan kapalı bir varlık olarak tanıtıldı. Kısaca personalizm, mounier tarafından individualizmin zıddı olarak ele alınmaktadır. Personalizmin yegane muhalifi, individualizm olmayıp, Jean Lacroix?nın da belirttiği gibi aşkınlığı ve iç alemi unutan materyalizm ile, ruh hakkında gevezeliklerinde sosyal imkanlar gerçeğini tanımayan spiritüalizm de personalizmin muhalifleri arasındadır. Halbuki bu, kaçınılmaz ekonomik bir inkılabın manevi yönü için zorunludur. Mounier?nin personalizminde ise gaye, sübjektiviteyi bütünüyle inkâr eden Marx ile, objektiviteye önem vermeyen Kierkegaard?ı uzlaştırmak değildir. ? O halde personalizm, ne materyalizmde, ne de sübjektivizmde donuklaşmayarak, onların kıskaçları altında çağdaş iki başkalaşıma karşı etkisiz olarak insanın uzlaşmaya doğru yönelmesini istemektedir.? ( E. Mounier, Hristiyan Olarak Olaylarla Karşılaşma)

(daha fazla…)

Ocak 20, 2009 at 3:47 pm Yorum yapın

LİBERALİZM

Gerek ekonomi felsefesinde gerekse siyaset felsefesinde devlet, toplum ve birey arasındaki tüm ilişkilerde bireyin hak ve özgürlüklerini öne çıkaran; her bireyin vicdan, inanç ve düşünce özgürlüğünün tanınması gerektiğini savunan ekonomik ve siyasal öğreti. Bu bağlam- da, devletin ekonomiye müdahalesinin en alt düzeye çekilmesi gerektiğini savlayan, daha ideal olanın ise devletin bireyler, sınıflar ve uluslar arasındaki ekonomik ilişkilere hiçbir şekilde karışmaması olduğunu öne süren ve somut anlatımını “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” “Laiseez faire laisez passer? savsözünde bulan öğreti,iktisadi liberalizm diye adlandırılırken; devlet yetkesinin her anlamda ve her alanda kısıtlanması, bu yetkeyi elinde tutanların toplumun yapıtaşları bireylerin yaşamlarını nasıl yönlendireceklerine herhangi bir gerekçe ileri sürerek hiçbir şekilde karışmaması gerektiğini savunan, devletin toplumsal ve kültürel yaşamın düzenlenmesinde hiçbir belirleyici rol üstlenmemesi gerektiğinin altını koyultarak çizen ve somut anlatımını “En iyi hükümet en az hükümet edendir” sav- sözünde bulan öğretiye ise siyasal liberalizm denmektedir.

(daha fazla…)

Ocak 20, 2009 at 3:45 pm Yorum yapın

VAROLUŞÇULUK

Varoluş felsefesi, çağımızın en önemli iki felsefesinden biridir; Marxcılık?la birlikte hemen hemen bütün çağdaş düşünce oluşumlarının dokusuna katılmıştır. Marxcılık ve varoluşçuluk, bir çırpıda kavranamayacak, kısa süreli çabalarla öğrenilemeyecek kadar geniş ve çeşitli felsefe çalışmalarını içerir. Eskiden bir felsefe genellikle bir kişinin, bazen de başlıca kişisinin adıyla anılan bir okulun ürünü olurdu. Çağımızda kültürün ileri derecede yaygınlaşması, felsefeleri kucaklanması güç genişliklere ulaştırıyor. Marks’çılık dediğimiz zaman aklımıza bir bakıma birbirini tümleyen, bir bakıma birbirinden ayrı düşen birçok fılozof geliyor. Varoluşçuluk dediğimiz zaman da.

Geniş uzanımlı olsun dar uzanımlı olsun, biz bir felsefeyi ancak öncüleriyle ve yan yana yaşadığı felsefelerle kavrayabiliriz. (daha fazla…)

Ocak 20, 2009 at 3:41 pm Yorum yapın

DENEYCİLİK

Ing. empiricism;

Fr. empirisme,

Alm. empirismus,

es. t. ibtibâriyye, tedrîbîyye

Eski Yunanca’da “deney”, “deneyim”, “duyu verisi” gibi anlamlar taşıyan empeiria’dan türetilmiş felsefe terimi. Felsefedeki en genel anlamıyla tüm bilginin kaynağının deneyim olduğunu söyleyen bilgikuramı; insan bilgisinin tek kaynağının deney olduğunu öne süren bilgi öğretisi. (daha fazla…)

Ocak 20, 2009 at 3:39 pm Yorum yapın

İDEALİZM

(İng. idealizm; Fr. idéalizme, Alm. idealismus, es. t. mefkürecilik, iftikâıiyye]

Felsefede, en geniş anlamıyla, tinsel güçlerin evrendeki tüm süreçleri ya da olup bitenleri belirlediğini savlayan tüm Felsefe öğretilerini içerecek biçimde kullanılan “idealizm” terimi, varolan her şeyi “düşünce”ye bağlayıp ondan türeten; düşünce dışında nesnel bir gerçekliğin varolduğunu, başka bir deyişle düşünceden bağımsız bir varlığın ya da maddenin (maddî gerçekliğin) bulunduğunu yadsıyan felsefe akımını niteler.

Felsefede tüm varlığı düşünceye indirgeyen bir öğreti; gerçekliğin maddî güçlerden değil de idealardan (fikirlerden, düşüncelerden, kavramlardan, tasarımlardan vb.) ya da bunları kuran uslardan, zihinlerden, benlerden vb. oluştuğunu öne süren bir kuram; varlığın gerçekte fıziksel bir nitelik taşımadığım dillendiren bir duruş; her türden maddî varlığın tinsel ya da zihinsel bir temele indirgenebileceğini savunan bir görüş olarak “idealizm”, varlığın düşünceden bağımsız olarak varolduğunu kabul eden “gerçekçilik”, “maddecilik” ve “doğalcılık” felsefe anlayışlarının tam karşı kutbunda yer almaktadır. (daha fazla…)

Ocak 20, 2009 at 3:35 pm Yorum yapın

Meme kanserleri

Her 10 kadından biri hayatının bir noktasında meme kanserine yakalanır. Erken anlaşıldığında başarıyla tedavi edilebildiği halde, meme kanseri yine de akciğer kanseri hariç, diğer bütün kanserlerde olduğundan daha fazla kadının ölümüne neden olmaktadır.

Belirtiler

- Memede bir yumru veya sertleşme, ağrılı

veya hassas olmayabilir;

- Memeden duru veya kanlı bir akıntı;

- İçeri çekilmiş meme başı;

- Memelerin dış hatlarındaki değişiklik, örneğin bir memenin diğerinden daha yüksek olması gibi;

- Meme derisinde düzleşme veya çukurlaşma;

- Kırmızılık veya portakal kabuğu gibi pütürlü görünüş. (daha fazla…)

Ocak 20, 2009 at 3:30 pm Yorum yapın

Vajina Temizliği

Cinsel organlarınızı günde bir defa hafif bir sabun ve suyla yıkamanız yeterlidir. Normal bir kadın-da şırınga ve hijyenik spreylere gerek yoktur, hatta bunlar zararlı bile olabilir.

Normal olarak vajina kendisini temizler. Vajinanın duvarları kendi sıvısını üretir ve bu sıvı dışarıya doğru akarken ölü hücreleri ve diğer organizmaları da beraberinde taşır. Bu sağlıklı salgı, kuruduğunda sarımtırak, şeffaf veya süt gibidir. Bazen kaygandır ve hafif ama kötü olmayan bir kokusu vardır. Yumurtlama döneminde ve cinsel uyarılma sırasında miktarı artar. Eğer farklı bir renkte veya kokulu, çok bol vajina akıntınız varsa büyük bir olasılıkla vajina enfeksiyonunuz vardır. Doktora görünmelisiniz. (daha fazla…)

Ocak 20, 2009 at 3:28 pm Yorum yapın


Kategoriler

  • Blogroll

  • Beslemeler


    Follow

    Get every new post delivered to your Inbox.